23 Temmuz 2014 Çarşamba

TOM FORD BLACK ORCHID

LOVE THAT I HATE YOU

Kısa blog hayatımda hep sevdiğim parfümlerden (ve de bir şarkıdan) bahsettim.
Bugün hiç ama hiç sevmediğim, kokusunu alır almaz ortamdan koşarak uzaklaştığım bir parfümü anlatacağım.

Bir koku ne kadar sevilmez? Onu kullanan insanlara mesafeli yaklaşacak kadar! Çünkü koku karakterin yansımasıdır. Böylesine iddialı bir parfümü kullanan insan gerçek hayatta da iddialıdır, zordur, havalıdır.

Şimdiye kadar yakın çevremden iki kişi oldu bu kokuyu kullanan. Karakter özellikleri inanılmaz benzerdi. İkisi de fazlaca iddialı kadınlar. Gülüşleri, konuşmaları, tavırları, her şeyleri büyük büyük harflerle altı çizilerek yazılmış ve oynanıyor gibi. Leopar deseni ve gösterişi sevmeleri ise bonus. Birbirlerini tanımıyorlardı ama tanışsalar aralarında bir sevgi-nefret ilişkisi kurulacağına eminim.

Koşarak uzaklaştığım parfüm başlıktan da anlaşılacağı üzere Tom Ford’un ilk parfümü Black Orchid.


Kulağa nasıl da havalı geliyor değil mi? Siyah orkide!

Öncelikle;

Sevgili Tom Ford ve marketing takımı, “Beyefendi(Tom’dan bahsediyor) hiçbir kokuyu beğenmiyordu, sonunda kendisi için siyah orkide üretildi ve bu parfümde o çok özel siyah orkidenin kokusu kullanıldı” gibi efsane bir yalan ortaya atıp bir de buna herkesi inandırmalarıyla övgüyü hak ediyorlar gerçekten J

Sonra;

Sonrası güzel valla. Patlayan satışlar, parfüm üzerinden sansasyonlar… Yok erkek cinsel organı gibi kokuyormuş da yok kadın bilmem nesi kokuyormuş da… Efsane efsane üstüne yani. Kime yaradı derseniz Givaudan ve Tomcuğuma tabii ki! (Kokuyu Givaudan tasarlamıştı)


Marketing anahtar kelime sanıyorum. Gerçekten de çok güzel bir siyah şişeye parfümü doldurup, lüksün, ihtişamın, zamansızlığın kokusu işte bu dediysen ve altına Tom Ford olarak imza attıysan popülarite denilen şey hemen arkasından geliyor burada da gördüğümüz gibi. Gerçi kesinlikle popüler olma ya da satış kaygısıyla çıktığına inanmıyorum ben bu parfümün. İşin sırrı Tom Ford olmakta galiba.


Bu arada Black Orchid hakkında ileri geri konuşsam da Tom Ford'u çok severim. Yaratıcı yönü hayranlık vericidir. Tasarımlarına bayılırım. Yıllar sonra modaya dönüş yapıp gizli defileler düzenlemeler, arada film çekip şahane işler çıkarmalar, batan markaları ayağa kaldırmalar… Adam baştan aşağı yürüyen deha sanki. Yetenekle bezenmiş, el attığı her işin başarıyla üstesinden gelmiş.



Kendisinin moda severler üzerinde etkisi öyle yoğun ki herhangi bir şeyin sadece Tom Ford imzasına sahip olması bile onlar için yeterli. Parfümünü piyasaya çıkarırken herkesin çok beğeneceği tanıdık bildik bir floral-fruity ile garanti bir iş yapmak yerine böyle bir risk almayı seçtiği ve kendi karakterini parfüme de yansıttığı için Tomcuğuma saygım sonsuz. (Tom da çok sevinmiş bunu duyunca!!!)

Benim parfümle ilgili takdir ettiğim de kokusundan çok yansıttığı karakter, işçiliği, sıra dışılığı ve kendine güveni…

Parfümün notalarından bahsetmiyorum burada. Çok kalabalık bir karışım var elimizde. Hepsinin kokusunu zaten alamıyoruz o yüzden kısa bir özet geçeceğim.
Flororyantal koku ailesine giren Black Orchid bolca siyah çikolata, paçuli, tütsü ve biraz da tuber kokuyor. (tuberi tureng kök sebze olarak çevirmiş) Parfümdeki o topraksı, tuhaf, anlam veremediğiniz kokunun kaynağı da tuber bence.

Kenarından kıyısından sevmeye zorlayıp da her denemenin sonunun hüsran olduğu Black Orchid’le ilgili anlatacaklarımı burada bitiriyorum.

Bu iddialı parfümün kullanıcılarına saygım sonsuz, hatta kendilerine olan güvenlerini de gıptayla uzaktan izliyorum J