1 Eylül 2014 Pazartesi

PARFÜM 101/FRAGRANCE PACKAGING


İMAJ HİÇ BİR ŞEYDİR

Ambalaja takılmayan bir insan olmayı isterdim.
Guerlain’in Le Petit Robe Noir’ini koydukları şişeye hayranlıkla bakmadan önce kokusuna bakmayı, Van Cleef  and Arpels’in parfüm kapağına bir melek kondurmasına ağzım kulaklarımda şaşırmamayı, Marc Jacobs’ın Daisy Dream’i için seçilen rengi taktir etmeden önce koklayıp içindekini taktir etmeyi, Juicy Couture’ün şişeleri kitsch mi yoksa çok mu güzel diye üzerine düşünmeden önce kokusunu yorumlamaya çalışmayı isterdim.




Bunlara ek olarak Armani Si’nin kapağının tıpkı Si’nin noktası gibi tasarlanmasına o kadar da takılmamayı ve de bayılmamayı, Roberto Cavalli’nin şişelerine bakıp mücevher mi yapmış parfüm mü diye düşünmemeyi, Valentina'nın güllerine "ayy ne güzel olmuş" dememeyi, Annick Goutal’ın bebek mavisi kurdelerini izlerken hayallere dalmamayı da isterdim. 










Maalesef estetik kaygılarından -henüz- sıyrılabilmiş bir insan değilim.
Ben bir süre daha bu şişelere bakıp bakıp tasarlayanlara hayır duası etmeye devam edeceğim sanırım J

(Daha da fazlası için buraya beklerim.)